**USTA DEFİNECİLERİN SON BULUŞMA NOKTASI**
TEBRİKLER!!! SİTEMİZE GELEN 100. KİŞİSİNİZ.ÜYE OLARAK MODERATÖR OLMA ŞANSINI YAKALAYNIZ.
SİTEMİZDEN YARALANMAK İÇİN ÜYE OLUNUZ!!!SİTEMİZE ÜYE OLDUĞUNUZDA EMİNİMKİ HİÇ PİŞMAN OLMAYACAKSINIZ..SİTEMİZİN TAM OLARAK İÇERİĞİNİ GÖREBİLMEK İÇİN ÜYE OLUNUZ.


DEFİNE NEDİR-NEREDE ARANIR-DEFİNE HARİTALAR
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 HELLEN DÖNEMİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
hattap
**YÖNETİCİ**
**YÖNETİCİ**
avatar

Mesaj Sayısı : 134
REP GÜCÜ : 371
Kayıt tarihi : 16/05/09
Nerden : anadoludan
İş/Hobiler : jeolok

BAŞARI PUANI
BAŞARI PUANI BAŞARI PUANI:
50/50  (50/50)
SEVİYE SEVİYE:
50/50  (50/50)
GÜÇLÜLÜK GÜÇLÜLÜK:
50/50  (50/50)

MesajKonu: HELLEN DÖNEMİ   Salı Mayıs 19, 2009 8:44 pm

HELLEN DÖNEMİ

SURLAR : Yeni kurulan kentler,topraklarını güvence altına almak için etraflarını surlarla çevirmişlerdir.M.Ö.VI.yüzyılda kentleri surlarla çevirmek yaygınlaşmıştır.Surlarda yapı malzemesi olarak kerpiç ve taş kullanılmıştır.Kuleler kare,dikdörtgen ve çok köşeli yapılırdı.
Surların önüne hendek kazmak,düşman piyadelerine engel olmak için çok önemliydi.

AKROPOL : Yüksek tepe anlamına gelen Akropol,genelde yöredeki düzlüğe hakim,savunması kolay bir konumdaydı.Bazen ulaşılması güç yüksek bir kale durumunda da olabilirdi.Burada küçük bir tarım arazisi ile,yöneticilerin sarayı ve muhafızları bulunurdu.
Yurttaşlar akropolün eteklerinde otururdu.

BOULEUTERİON : İlk kamu yapıları arasında yer alan Bouleuterion,kent meclisi’nin toplantı yeridir.

PRYTANEİON : Devlet yönetim yapısı olan ve içinde kentin bağımsızlık ateşi’nin sürekli yanmasını sağlayan Prytaneion’da ,yabancı konukların elçileri’nin ve halkın övgüsünü kazanmış yurttaşların ağırlandığı bilinmektedir.

EKKLESİASTERİON : Kanunların çıkarıldığı,savaş-barış kararları’nın verildiği halk meclisi toplantı yeridir.

AGORA : Halkın bir araya gelip toplandığı yer anlamını taşır.Burası siyasi,idari,sosyal, ticari ve iş hacmi açısından kentin merkezini oluşturur.

TAPINAK : Önceleri ağaçlar,mağaralar ve dağlar tanrıların oturduğu yerler olarak kabul edilirdi.Bu nedenle ağaçlar ve mağara girişleri çelenklerle süslenir ve önlerine sunaklar yapılırdı.Belli dönemlerde tanrılara kurban kesmek ve hediyeler sunmak gerekirdi.Tanrılar insan şeklinde düşünülmeye başlandığında,onlara bir tapınak yapılması kabul edildi.Kentteki en önemli yapı olan tapınak,Tanrı’nın evi sayıldığından daima adına adlandığı Tanrı’nın heykelini barındırırdı.

Biçimi ve kökeni basit dörtgen ev tipinden gelen tapınak,dış sütun dizisi ve cephe süslemeleriyle,diğer yapılardan ayrılırdı.Kurban kesilecek alanın girişinde su bulunurdu.Rahip yada kişiler su kaplarının üstlerine su serperlerdi.Bu tip arınma günlük hayatta evdeki ibadetten önce yapılırdı.Baş Tanrılara ibadet edilirken,eller yukarı kalkar,deniz Tanrılarına da eller aşağı sarkıtılırdı.İbadetten sonra mutlaka Tanrılara adaklar sunulurdu.Bu adaklar genellikle Tanrılara göre değişir” tahıl,soğan,kabak,üzüm,incir,zeytin ve çörekler” sunulurdu.Bazı Tanrılara su katılmamış şarap,bal,süt,zeytinyağı adak olarak sunulurdu.

Baş Tanrılara beyaz,deniz ve yer altı Tanrılarına siyah,renkli hayvanlar sunulurdu.Ürünlere zarar verdikleri için domuz Demeter’e, keçi ise Dionysos’a kurban edilirdi.Kurban edilecek hayvanın sadece but ve küçük parçası Tanrıya sunulur,diğer kısımları adak sahibi tarafından yenilirdi.

TİYATRO : Tiyatro dinsel törenlerle oyunlar şarkılar ve dans gösterileri’nin gerçekleştirildiği bir alan olarak,kentin sosyal yaşamında önemli bir yer oluşturmaktadır.
Hellen Tiyatrosu’nun kökeni Tanrı Dionysos için yapılan bağ bozumu şenliklerinde keçi postu giyen erkeklerin şarkı söyleyip dans etmesine dayanır.Tiyatro’nun özünü orkestra denilen daire biçimli bir alan ve bir tarafında seyirlik yerleri(Teatron) ile diğer tarafta yer alan sahne(Skene) binası oluştururdu.Orkestra’nın tam ortasında Tanrı Dionysos’un adına bir sunak yeri alırdı.Oyunlar başlamadan önce burada kurban kesilirdi.Önceleri sadece koro vardı;sonraları aktörler ortaya çıktı.Erkek aktörler birçok rolü birden oynar ve maskeler kullanırlardı.M.Ö.V.yüzyıldan sonra tiyatroda görev yapanların sayısı:oyuncular,koro,flüt çalanlar ve yardımcılarıyla birlikte 30 kişiydi.

GYMNASİON : Hellen kentlerinde gmynasion,gençlere beden eğitimi ile birlikte zihinsel eğitimin de verildiği bir kurumdur.Dini festivallerde oynanan oyunlar ve yarışmalarda beden gücü çok önemliydi.Bu nedenle vücut güzelliğini ve gücünü sağlayacak kurumlar oluşturulması gerekiyordu.Önceleri gençlerin güreş ve boks öğrendiği Palaestra denilen etrafı sütunlarla çevrili üstü açık avlular yapıldı.Sonradan gymnasion eklendi.Bütün kentlerde iki adet gymnasion yapıldı.Bu yapılarda ders odaları,terleme hamamı,soyunma odası,yağlanma odası,koşu yeri gibi bölümler vardı.

Anadolu’daki Hellen kent devletlerinde M.Ö.VI.yüzyıldan itibaren gymnasion inşa edilmiştir.
M.Ö.1.yüzyılda Roma çağında ,dönemin ihtiyaç ve geleneklerine uyularak gymnasion’lara hamam yapıları eklenerek sıcak su kullanımı yaygınlaşmıştır.

STADİON : Gymnasion ,kentin spor merkezi olduğundan çoğu zaman Stadion onun bir parçası olarak düşünülmüştür.Stadion adını yaklaşık 183 metre olan uzunluk biriminden alır.
Bu mesafede yapılan koşu ve hoşunun yapıldığı yer anlamına gelir.Stadion,boyutları nedeniyle genellikle kentin uzak noktasında bir yamaca yada vadi içine yapılırdı.Ancak Miletos ve Priene’de kentin ızgara planına uydurularak,kent içine ustalıkla yerleştirilmiştir.Geç dönemlerde Aphrodisias örneğinde olduğu gibi,stadionların her iki ucu da yarım yuvarlak yapılmıştır.Böylece araba yarışlarının yapıldığı Hippodrom biçimine dönüşmüştür.

HİPPODRUM : At ve araba yarışları’nın yapıldığı alandır.At nalı şeklinde planı olan Hippodrom’un bir tarafı yuvarlatılmıştır.Diğer tarafında atlar ve arabalar için yarışa başlama noktaları vardı.Yarış pistini ortadan ikiye ayıran sütunlar veya hafifçe yüksek bir duvar
(Spina) bulunuyordu.Hippodrom girişinde yarış hazırlıklarının yapıldığı açık bir avlu vardı.
Barada Tanrı Posedion,Hippios ve Tanrıça Hera Hippa heykelleri yer alırdı.Ayrıca birçok yerde koruyucu Tanrı olarak Ares,Athena,Aphrodite heykelleri bulunurdu.

HAMAM : Hellen dünyasında spordan sonra yıkanmak yaygındır.Yıkanmak için önceleri soğuk su akan çeşmelerden yararlanmak zorundaydılar.Homeros’un destanlarından öğrendiğimize göre,Hellenler dini törenlerden önce vücutlarını temizleyip dinlendirirlerdi.
M.Ö.V.yüzyıldan sonra yuvarlak dipli,sabit ayaklı banyo küveti evlerde kullanılmaya başlanmıştır.Ayrıca el ve ayak yıkamak için de küvetler kullanırlardı. Hellenistik devir sonunda sıcak su ile yıkanmak moda olunca,hamamlar günlük hayata girmiştir.Ancak,Hellen dünyasında anıtsal hamam yapılara rastlanmamıştır

ÇEŞMELER : Hellen kentleri,surların içinde yada yakın çevresindeki suya bağımlıydı.Suyu kaynağından alıp kente uygun yerlere dağıtan su kanalları yapılmıştı.Evlere ulaşamayan su,
kamu çeşmelerinden testilerle evlere taşınırdı.Çeşmeler bir kayanın işlenmesiyle yapıldığı gibi,ev şeklinde de inşa edilirdi.Çeşmelerden başka yağmur suyunun toplanması için büyük kuyular açılır yada kayalara sarnıçlar oyulurdu.

EVLER : Evler Hellen kentinin tasarımında basit ve önemsiz öğelerdir.Önceki dönemlerde yöneticilerin oturdukları sarayların işlevleri bölünerek siyasal ve dinsel yapılar arasında dağılmıştı.Böylece evler,kapalı bir avlu etrafında toplanmış,çeşitli odalardan meydana gelirdi.
Bu odalar avluya açılırdı.Avlunun etrafında sütunlar olabilirdi. Prostas (Ana oda önünde galeri) ve Pastas(Bir sıra odanın açıldığı koridor) tipinde evler yaygın olarak kullanılmıştır.

İki katlı olarak inşa edilen evlerin, alt katında beş yada yedi oda bulunurdu.Erkeklerin ziyafet ve eğlence için toplandıkları selamlık odası(Andron) bezemeli duvarları ve mozaik döşemesi ile diğer odalardan farklıydı.Günlük yaşamın merkezi olan geniş oturma odasıydı.Yanında banyo ve mutfak yer alırdı.Avluda el işleri,yemek temizlik yapılır,hayvanlar barınırdı.Üstü açık olan avlu,hem aydınlık sağlamak hem de yağmur suyu toplamak için kullanılırdı.Avlunun altında yağmur sularının toplandığı bir sarnıç yer alırdı.İkinci katta yer alan yatak odaları’nın pencereleri yüksekte yapılırdı.

SOKAKLAR : Kent kapılarından içerlere yönelen ana caddeler Agora’da sona ererdi.Zemini sert toprak olan sokakların belli yerlerine yağmur suları için taş döşenirdi.Yaya kaldırımı yoktu.Sokakların yapılmasının ana nedenleri ticari trafik ve festival törenlerinde kullanılan arabalardı.Törenler için çeşitli yerlerden gelen arabalarda Tanrı heykelleri ve araç-gereçler bulunurdu.Bu arabalara kolaylık sağlamak amacıyla,iki tarafı sütunlu caddeler,Hellenistik dönemde yapılmaya başlanmıştır.Agora’nın etrafındaki Stao’lar gibi halkı güneş ve yağmurdan koruyordu.

MEZARLAR : Hellenlere göre ölü bir kahraman kabul edilirdi.Mezarlar kutsal yerlerdi.
Bazı mezar cepheleri’nin tapınak gibi yapılması bu nedenledir.Ölüler toprağa,kaya’ya veya mezar yapılarına gömülürdü.Eski mezar tiplerinden biri yığma tepe anlamına gelen Tümülüs’tür.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
HELLEN DÖNEMİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
**USTA DEFİNECİLERİN SON BULUŞMA NOKTASI** :: ANTİK ŞEHİRLER-
Buraya geçin: