**USTA DEFİNECİLERİN SON BULUŞMA NOKTASI**
TEBRİKLER!!! SİTEMİZE GELEN 100. KİŞİSİNİZ.ÜYE OLARAK MODERATÖR OLMA ŞANSINI YAKALAYNIZ.
SİTEMİZDEN YARALANMAK İÇİN ÜYE OLUNUZ!!!SİTEMİZE ÜYE OLDUĞUNUZDA EMİNİMKİ HİÇ PİŞMAN OLMAYACAKSINIZ..SİTEMİZİN TAM OLARAK İÇERİĞİNİ GÖREBİLMEK İÇİN ÜYE OLUNUZ.


DEFİNE NEDİR-NEREDE ARANIR-DEFİNE HARİTALAR
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 antikkentler 4

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
hattap
**YÖNETİCİ**
**YÖNETİCİ**
avatar

Mesaj Sayısı : 134
REP GÜCÜ : 371
Kayıt tarihi : 16/05/09
Nerden : anadoludan
İş/Hobiler : jeolok

BAŞARI PUANI
BAŞARI PUANI BAŞARI PUANI:
50/50  (50/50)
SEVİYE SEVİYE:
50/50  (50/50)
GÜÇLÜLÜK GÜÇLÜLÜK:
50/50  (50/50)

MesajKonu: antikkentler 4   Salı Mayıs 19, 2009 9:00 pm

LADDİKEİA (Goncalı) : Denizli ilinin 6 km. kuzeyinde yer alan kent,M.Ö.III.yüzyılda Seleukos Kralı II.Antiochos Theos tarafından kurulmuş ve kente eşinin adı verilmiştir.
M.Ö.II.yüzyılda Bergama Krallığı kontrolü altındadır.M.S. 60 yılında depremle büyük tahribata uğramış olan kent,Roma döneminde büyük ölçüde imar görmüştür.Bizans döneminde çok gelişme gösteren kent,Asia Metropolisinin oturduğu yer olarak önem kazanmıştır.



HATTUŞA (BOĞAZKÖY): Boğazköy ilçesi sınırları içinde yer alan Boğazköy’ün (Hattuşa) Ankara’ya uzaklığı 208 km. Çorum’a uzaklığı ise 82 km.’dir.Anadolu’nun ilk örgütlü devlet yapısına sahip olan Hititler’in başkenti Hattuşa’nın Anadolu arkeolojisinde de önemli bir yeri vardır.Bilim alemine ilk olarak 1834’de Fransız Charles Texier tarafından tanıtılan kentte, 1906 yılında başlatılan kazılar, bugünde sürdürülmektedir.

Kazı ve araştırmalar, kent içindeki yerleşim M.Ö.3. binin sonlarında , Eski Tunç Çağı’nda olduğunu ortaya koymuştur.Fakat Boğazköy’ün gerçek tarihi M.Ö.19. yüzyıldan 18.yüzyıla geçiş dönemine rastlar.Bu tarihlerde İç Anadolu’daki pek çok kent gibi Boğazköy’e de yerleşen ve yazı yazmayı bilen Assurlu tüccarlar yerli halkla ticari ilişkilerde bulunmuşlardır.Bunlara ait çivi yazılı tabletlerden birinde, Boğazköy’ün adı Hatti dilindeki biçimiyle “Hattuşa” olarak ilk kez yazılı bir belgede geçmektedir.M.Ö.17.yüzyılda Orta Anadolu Hitit egemenliğine girdikten sonra, 1600’lerde Boğazköy Hitit Devleti’nin başkenti olmuştur.Başkent Boğazköy’de yaşayan ilk kral “Hattuşalı” anlamına gelen Hattuşili’dir.

M.Ö.1450 yıllarında Hitit Krallığı’nın gelişerek İmparatorluğa dönüştüğü görülmektedir.Başkentte ki imar faaliyetleri de buna paralel olarak büyük gelişmeler göstermiş, özellikle Büyük Kral IV.Tuthaliya ve II.Suppililiuma zamanında, M.Ö.13.yüzyılda en parlak dönemini yaşamıştır.Bu dönemlerde kent, bir plan ve program içinde saray ve tapınaklar mahallesi, çeşitli anıtları ve bunları çevreleyen anıtsal surları ise büyük bir metropol halini almıştır.M.Ö.1200 yıllarında Hitit dönemi son bulmaktadır.M.Ö.8.yüzyılda kentte yeniden bir canlanma görülmektedir.Roma ve Bizans dönemlerinde ise Boğazköy, küçük bir yerleşim niteliğindedir.Bugün tarihi Milli Park olarak ilan edilen Boğazköy’de görülecek başlıca yerler Aşağı Şehir’deki büyük mabet, şehir surları ve üzerindeki anıtsal kapılar (Aslanlı Kapı,Poterni ile Yer Kapı, Kral Kapısı), Yukarı Şehir’de tapınaklar Nişan Tepe, Krallık Sarayı ve diğer yapılar ile Büyük Kale’dir .


APHRODİSİAS : Aydın ili,Karacasu ilçesinin 12 km. güneydoğusunda bir Karia kenti olarak kurulan Aphrodisias, altın çağını Roma döneminde yakalamıştır.Bu dönemde olağanüstü güzellikte mermer heykeller ve yapılar inşa edilmiş ve Aphrodisias stili olarak bilinen bir sanat ekolü de gelişmiştir.
Yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda kentte mimarlık ve heykeltıraşlığın yanı sıra tıp ve astronomi alanlarında da çalışmalar yapıldığı belirlenmiştir.
Kentte görülen başlıca yapı kalıntıları M.S.2. yüzyılda İmparator Hadrianus zamanında yapılan hamam,büyük havuzlu agora,M.Ö.1. yüzyılda Tanrıça Aphrodite için yapılan tapınak,stadyum,tiyatro,tiyatro hamamı,odeon,piskopos sarayı ve felsefe okuludur.

MİLET : Aydın ili Yenihisar ilçesi,Balat köyü yakınlarındadır.Milet’te ilk yerleşimin M.Ö.2000 ortalarından başlamak üzere Myken kolonisinin varlığı ile görüldüğü bilinmektedir.Daha sonra Milet,Atina Kralı Kodros’un oğlu Nekus önderliğindeki İonialılar tarafından tekrar kurulmuştur.İonia’nın en önemli şehir limanlarından birisidir.Dört limanı vardır.

En parlak dönemini M.Ö.7.ve 6.yüzyılda yaşamıştır.Özellikle M.Ö.650’den sonra Karadeniz ve Akdeniz’deki kolonileri sayesinde çok zenginleşmiştir.M.Ö. 546’da Perslerin eline geçmiş,daha sonra Roma döneminde bağımsız bir kent olmuştur.Erken Hıristiyanlık döneminde de önemli bir merkez olan Milet’te,yerleşim yeri küçülmüş,13.yüzyılda Selçuklu,ardından Osmanlı egemenliğine geçmiştir.

Ören yerinde bu dönemlerden kalma Milet Tiyatrosu,Faustina Hamamı,agora,tören caddesi,anıtsal çeşme,gymnasium,Virgilius Capito hamamı,Türk hamamı,Athena tapınağı,stadium,delphinion,liman anıtı,agora,Zeus Olympios Temenosu,bouleuterion(Senato Binası),Mısır Tanrılarının Temenosu kalıntıları bulunmaktadır.

DİDYMA (Yeniköy) : Aydın ili,Yenihisar ilçe merkezindedir.Didyma aslında bir antik kent değil,kutsal bir mahalledir.Miletos’tan gelen kutsal yol ile bağlantısı bulunan Didyma,bir kehanet merkezidir.Didyma ile ilgili ilk yazılı kaynak Herodot’tur.Herodot M.Ö. 600 ‘lerde
Mısır Kralı II.Nekho ve Lidya Kralı Kroisos’un Didyma’daki Apollon mabedinde adaklar sunduklarını nakleder.

Arkaik devirde çok ünlü olan Apollon’un kutsal yeri Persler tarafından M.Ö. 494’de yıkılmıştır.M.Ö. 311’de tekrar canlanmaya başlayan ve mabet yeniden inşa edilmeye başlanır.
Seleukoslar döneminde planda değişiklikler yapılarak mabedin boyutları büyütülmüştür.

Artemis,Zeus,Aphrodite mabetleriyle diğer bazı yapılarında bulunduğu inşaatın Roma devrinde de sürdüğü,mabet çevresinde ele geçen kitabelerden anlaşılmaktadır.M.S.250’den önce mabet önemini yitirmeye başlamış ve M.S.385’te Theodosios’un emri ile tamamen önemini yitirmiştir.Hıristiyanlığın yaygınlaşması ile birlikte,zaten bitirilmemiş olan mabedin adytonuna bir kilise yapılmıştır.

ALİNDA : Aydın ili,Karpuzlu ilçesi yakınındadır.Hekatomnos’un kızı Ada,erkek kardeşi Pixodaros tarafından Halikarnassos’tan uzaklaştırılınca burayı kendisine başkent yapmıştır.
Karia’nın en müstahkem şehri diye nitelendirilen Alinda,İskender’in ölümünden sonra Bergama Krallığı’nın toprakları içinde kalmış,bu krallığın vasiyeti ile Roma yönetimine girmiş,M.S.3. yüzyıla kadar kendi adına sikke bastırmıştır.

Bizans egemenliği altında önemini yitiren Alinda’nın piskoposluk merkezi olduğu,listelerde adına rastlanmasıyla belli olmaktadır.Şehrin dikdörtgen bloklardan örülmüş surları büyük ölçüde ayaktadır.Akropolün güneybatı eteğinde Helenistik tiyatrosu ne akropolün kuzeybatı ucunda ise dört kemeri tam olarak ayakta duran aquadukt dikkati çekmektedir.

NYSA : Aydın ili,Sultanhisar ilçesinin kuzeyinde yer almaktadır.Çok dik bir boğazın iki yanına kurulmuş binalar,sokaklar ve meydanlar tonozlu alt yapılarla desteklenmiştir.
M.Ö.3.yüzyılın ilk yarısında Seleukos’un oğlu I.Anthiochos Soter tarafından kurulmuştur.

İki yakalı olarak kurulan kenti bir köprü birbirine bağlamaktadır.Burada tiyatro,gymnasion,agora,tünel vb. yapılar mevcuttur.Roma döneminde binalara ilaveler yapılmıştır.

MAGNESİA ADMEANDRUM ( Menderes Magnesia’sı) : Aydın ili,Germencik ilçesi, Ortaklar beldesi yakınındadır.Magnesia Aiolialılar tarafından kurulmuştur.Bir süre Lidya Kralı Gyges’in egemenliğinde kalmış,M.Ö.650’de Kimmerler tarafından yakılıp yıkılmıştır.
Miletliler kenti tekrar kurmuşlardır.M.Ö.530’da Ispartalılar,daha sonra Persler,M.Ö.400’de Seleukoslar ve M.Ö. 189-133’de Attaloslar yerleşmiştir.

Kent,M.Ö.87’de Romalılara karşı koyan Pontus Kralı Mithridares Arkhelaos’a kapılarını kapatınca,Romalılara dost olmuş ve bağımsız olarak yaşamını sürdürmüştür.Bizans döneminde de piskoposluk merkezi olmuştur.

Ören yerinde bulunan kalıntılar Artemis Tapınağı ve sunağıdır.Vitruvius’a göre tapınak Hermogenes’in yapıtı olup,M.Ö.2. yüzyılda yapılmıştır.Zeus Sosipolis Tapınağı M.Ö.170-150 yılında yapılmıştır.Bu yapı da Hermogenes’e aittir.

STRATONİKEİA (Eskihisar) : Muğla ili,Yatağan ilçesinin 6-7 km. batısındaki Eskihisar köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır.Kent,M.Ö.3. yüzyılda kurulmuştur.Yapılan araştırmalara göre,Suriye Kralı I.Antiokhos tarafından eşi Stratonike için kurulduğu söylense de arkeolojik buluntular ve yazılı kaynaklar daha öncede burada bir kent bulunduğunu göstermektedir.

Gezgin ve yazar Strabon’a göre,çok güzel yapılarla donatılan kent,bilinmeyen bir tarihte Rodos’a armağan edilmiş,M.Ö.167 yılında Roma Senatosunca Karia’nın bağımsızlığına karar verilince,Rodos egemenliği sona ermiştir.Yapılan kazılarda ele geçirilen sikkelerden,
Stratonikeia sikkelerinin Rodos’tan bağımsızlığı kazandığı M.Ö.167’den itibaren basılmaya başlandığı ve Gallienus(M.S.253-268) zamanına kadar devam ettiği anlaşılmaktadır.

Kentin akropolü güneydeki dağın tepesinde olup,kuzeyinde,yamaçtaki bir teras üzerinde (şimdiki kentler arası yolun hemen altıda),bir yazıtta imparator tapınımına ayrıldığı yazılan küçük bir tapınağın kalıntıları göze çarpar.Bunun aşağısında da büyük bir tiyatro bulunmaktadır.Tiyatronun tek diazoması vardır.Sahne binasının kalıntıları,yapılan kazılarda büyük ölçüde ortaya çıkartılmıştır. Yerleşimin gerçekleştiği kent üzerinde,günümüzde terk edilmiş Eskihisar köyü bulunmaktadır.

Kent surlarla çevrilmiş olup,günümüzde yalnızca önemsiz uzantıları görülebilmektedir. Yerleşim alanının kuzeydoğu köşesinde,büyük kesme taşlar ile kireç harçtan örülmüş güçlü bir kalenin yıkıntıları vardır.Katmanlarının düzgünce uygulanmasına karşın yapının onarım gördüğü,diğer yapılardan alınma yazılı taşlar ve sütun gövdelerinden anlaşılmaktadır.Kentin kuzey kenarına açılan ana giriş kapısı büyük bloklardan örülmüştür.Kalıntılardan,bir zamanlar üzerinde kemer olduğu anlaşılan kapı iki girişli olup,bu girişler arasında bir nymphaion vardır.
Kapıdan sonra sütunlu bir alanın ve yolun varlığı görülmektedir.Kentin tam ortasında,en çok göze çarpan yapı olan,antik Yunan’da kent meclisinin toplandığı bouleuterion bulunmaktadır.
Bouleuterionun tiyatro benzeri küçük bir yapı olup,hemen batısında tek başına duran kapı ise bu alanın giriş kapısıdır.Bouleuterionun kuzeye bakan dış duvarında Diokletianus’un fiyat listesi ve bunun uygulanmasına ilişkin giriş kısmı Latince yazılmıştır.Bu yapının alttaki oturma sıraları korunmuştur.Agoranın,Bouleuterionun çevresinde olduğu yapılan kazılardan anlaşılmıştır.Batıda,gmynasion adı verilen yapı bulunmaktadır.Kentin giriş kapısından itibaren başlayan kutsal yolun kenarlarında oda mezarları bulunmuştur.Giriş kapısından başlayan kutsal yol nekropolden geçmekte ve Legina’daki Hekate kutsal alanına ulaşmaktadır.

LAGİNA : Lagina-Hekate kutsal alanı,Muğla ili Yatağan ilçesine bağlı Turgut beldesi sınırları içersinde yer almaktadır.Karialıların önemli kültür merkezi olan Lagina kutsal alanının ünü zamanımıza kadar gelmiş olup,bu yöre halen Leyne adı ile tanırır.Son yapılan araştırmalar,yörenin eski Tunç Çağından (M.Ö.3000) günümüze kadar kesintisiz bir yerleşime sahne olduğunu göstermektedir.Seleukos kralları büyük imar çalışmaları ile Lagina kutsal alanı dini merkez ve buraya 11 km. uzaklıktaki Stratonikeia kentini de siyasi merkez yapmışlardır.

Legina’da ve Stratonikeia Bouoleuterion’u duvarlarında halen var olan yazıtlardan öğrenildiğine göre,bu iki kent birbirlerine kutsal bir yol ile bağlanmıştır.Legina kutsal alanında,”propylon”(anıtsal giriş kapısı),bu kapıya bağlanan kutsal yol,”atlar”(kurban ve sunak yeri),”peribolos”(kutsal alanı çevreleyen duvar),Dor mimari düzeninde stoalar ve Hekate Tapınağı bulunmaktadır.Kutsal alan,aynı zamanda stoaların arka duvarını oluşturan 2 metre yüksekliğe kadar ayakta kalmış duvarlarla çevrilidir.Üç girişli olan ve batı ucunda dört adet İon sütunu ile taşınan apsisi bulunan anıtsal giriş kapısı,stoaya da bir kapı ile bağlanmıştır.Anıtsal giriş kapısından atlara giden taş döşeli yola bağlanan 10 adet merdiven sırası vardır.Beş merdiven sırası ile çevrili olan ve üzerinde İon kaideli,Korint başlıklı tek sıra sütun bulunan bir platform üzerine oturan tapınak,kutsal alanın tam ortasındadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
antikkentler 4
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
**USTA DEFİNECİLERİN SON BULUŞMA NOKTASI** :: ANTİK ŞEHİRLER-
Buraya geçin: