**USTA DEFİNECİLERİN SON BULUŞMA NOKTASI**
TEBRİKLER!!! SİTEMİZE GELEN 100. KİŞİSİNİZ.ÜYE OLARAK MODERATÖR OLMA ŞANSINI YAKALAYNIZ.
SİTEMİZDEN YARALANMAK İÇİN ÜYE OLUNUZ!!!SİTEMİZE ÜYE OLDUĞUNUZDA EMİNİMKİ HİÇ PİŞMAN OLMAYACAKSINIZ..SİTEMİZİN TAM OLARAK İÇERİĞİNİ GÖREBİLMEK İÇİN ÜYE OLUNUZ.


DEFİNE NEDİR-NEREDE ARANIR-DEFİNE HARİTALAR
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 antikkentler 5

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
hattap
**YÖNETİCİ**
**YÖNETİCİ**
avatar

Mesaj Sayısı : 134
REP GÜCÜ : 371
Kayıt tarihi : 16/05/09
Nerden : anadoludan
İş/Hobiler : jeolok

BAŞARI PUANI
BAŞARI PUANI BAŞARI PUANI:
50/50  (50/50)
SEVİYE SEVİYE:
50/50  (50/50)
GÜÇLÜLÜK GÜÇLÜLÜK:
50/50  (50/50)

MesajKonu: antikkentler 5   Salı Mayıs 19, 2009 9:01 pm

CEDREAE/KEDREAİ (Sedir Adası) : Muğla ili,Ula ilçesi sınırları içerisinde,Gökova Körfezi’nde yer alan Sedir Adası(Cedreae-Kedreai antik kenti) arkeolojik ve doğal yapısı ile yörenin kültür turizminin en yoğun yaşandığı bölgelerinden birisidir.Sedir Adasına,Gökova-Akyaka beldesinden yada Çamlıköy’den teknelerle ulaşılabilmektedir.

Düzgün kesme taştan çok sayıda kulesi,sur duvarları,Apollon Tapınağı ve onun yerinde sonradan yapılan kilisesi,hâlâ ayakta duran iyi korunmuş tiyatrosu ve izleri görülebilen agorası ile oldukça zengin arkeolojik veriler sunan Sedir Adası’nda antik liman kalıntıları da
görülebilmektedir.

KAUNOS ( Dalyanköy ) : Antik kaynaklardan Herodot ve Strabon’da adı geçen Kaunos kentinin M.Ö.540’ta Perslerin yönetimi altına girdiği bilinmektedir.Perslerin içişlerine karışmadığı kent çabuk kalkınmıştır.Arkeolojik veriler özellikle,M.Ö.4.yüzyıldan itibaren kentin bir Grek kenti özelliği kazandığını gösterir.

Surların büyük bir kısmı Kayra Satrabı Maussolos döneminde yapılmıştır.İskender’in istilasından sonra Maussolos’un kız kardeşi Ada’ya verilmiştir.Daha sonra Ptolemaios, Seleukoslar ve Rodos’a bağlanan kent,M.Ö. 167-129 tarihleri arasında bağımsızlığını elde etmiştir.Bergama Krallığı’nın vasiyet yoluyla Roma’ya bağlanması üzerine M.Ö.129’da Kaunos Roma topraklarına katılmıştır.

Hıristiyanlık dönemine ait en az üç kilisenin olduğu bilinmektedir.Akropol üzerinde surların bir kısmı ile bazı duvar kalıntıları Ortaçağ veya daha geç döneme ait olabilir.Kaunos’taki arkaik döneme ilişkin sur duvarları,mazgal delikleri ve siperlikler günümüze ulaşmıştır.

Küçük kale ile Çömlekçi Tepe arasında kalan Sülüklü Göl,antik devirde zincirle kapatılan bir limandı.Limanın kuzeyindeki stoa,liman agorası,yazıtlı nymphaion,beş adet tapınak,oldukça sağlam durumda Roma tiyatrosu,kaya mezarları kentin görülebilen kalıntılarıdır.

LETOON : Muğla ili;Fethiye-Kaş karayolu üzerindedir.Şair Ovidius’un anlattığı bir efsaneye göre,Zeus’tan hamile kalan tanrıça Leto,ikiz çocukları Artemis ve Apollon’u Delos’ta doğurur.Sonra Ksanthos Nehri’nin denize ulaştığı yere gelip,nehir boyunca,bugünkü Leto tapınağının bulunduğu yerdeki kaynağa varıncaya değin yürür.Kaynakta çocuklarını yıkamak isteyen,fakat yerli halkça engellenen tanrıça,yöre halkını lanetler.İşte Letoon ören yerinin kuruluşu bu mitolojiye dayanmaktadır.Letoon ören yerinde yapılan kazılarda ele geçen buluntulara göre,ilk yerleşim M.Ö.8.yüzyıla kadar gitmektedir.

Buradaki kalıntılar ve ele geçen kitabeler Letoon’un,Lykia Birliği döneminde politik ve dini bir merkez olduğunu göstermektedir.Antik kent merkezinde yan yana dizilmiş üç tapınak olup,bunlardan en batıda olanı Leto’ya,daha küçük olan ve ortada yer alan tapınak Artemis’e, en doğuda Dor düzenindeki tapınak ise Apollon’a aittir.

Apollon tapınağı yakınındaki çöplük alanı içinde bulunarak bugün Fethiye Müzesi’nde sergilenen üç dilli kitabe çok büyük bir önem taşımaktadır.Likçe,Aramice ve Grekçe ile yazılmış olan kitabe,Lykia dilinin çözülmesinde çok büyük bir rol oynamıştır.

Tapınakların güneybatısında,nymphaion (çeşme) binası ile bunun doğu kenarında erken Hıristiyanlık dönemine ait kilise yer almaktadır.Ören yeri içersinde ayrıca,stoa ve tiyatro da görülmeye değer kalıntılar arasında yer alır.

OENOANDA ( Asar Beli / Gavur Pazarı ) : Muğla ili;Fethiye-Korkuteli karayolu üzerinde İncealiler köyünün üst kısmında yer alır.Oenoanda,bir yerleşim adı olarak,ilk kez Hitit metinlerinde geçer.Oenoanda asıl ününü M.S.2,yüzyılın ilk yarısında kentte yaşamış Epikürcü Filozof Diogenes’e boçludur.Diogenes,düşüncelerini uzun bir yazıt halinde kentteki kuzey stoanın duvarlarına kazımıştır.Ancak,yapının yıkılıp parçalarının dağılması nedeniyle,kentin her yerinde bu yazıttan parçalar görmek mümkündür.

Antik kentten günümüze ulaşan en erken kalıntı,güneyinde yer alan ve M.Ö.200 yıllarına tarihlenen sur duvarlarıdır.Duvar son derece taş işçiliği ve beşgen kulesi ile dikkat çekicidir.
Roma döneminde kentte,yukarı agorayı tepeden görecek konumda,Augustus dönemine ait olduğu sanılan,Dor mimarisi düzeninde bir tapınak inşa edilmiştir.Bu yapının içinde imparator Augustus için yazılmış bir yazıt parçası ele geçmiştir.M.S. 70 yıllarından başlayarak Flavius döneminde,yukarı agoraya çıkan yolun güneyinde,kentte iki gymnasium- hamam kompleksinin küçük olanı inşa edilmiştir.Büyük gymnasium-hamam kompleksi ise, M.S.140’larda Rhodiapolis’li Opramoas tarafından bağışlanan paralar ile yukarı agoranın batısında yapılmıştır.Yapıya daha sonra 3.yüzyıl başlarında sütunlu bir avlu eklenmiş ve yapı imparator Septimius Severus ile Caracalla’ya adanmıştır.Kentin güneyindeki su kemeri de büyük olasılıkla Flaviuslar döneminde yapılmıştır.

Erken Bizans döneminde kent,tapınağın yerine,en büyük agoranın hemen doğusundaki kiliselerin yapımına tanıklık etmiştir.Kent,tepe yamaçlarına inşa edilen ve Roma dönemine tarihlenen mezarlarla çevrilidir.Bunların en büyüğü M.S.2.yüzyılın ikinci yarısında Licinnia Flavilla tarafından yaptırılan heroondur.Bu anıt mezarda I.Flavilla’nın ailesinin soyağacını veren bir yazıt yer almaktadır.

MYLASA (Milas) : Stephanos Byzantinos,Ethnica adlı eserinde,Mylasa’nın adını,Sisyphos Aiolos torunu Khyrsaor oğlu Mylassos’tan aldığını yazar.M.Ö. 446’da Perslerin hakimiyetinden kurtularak Attika-Delos Deniz Birliğine dahil olunur.M.Ö.334’de Asya seferine çıkan Büyük İskender,Güneybatı Anadolu’yu ve dolayısıyla Milas’ı da almış,fakat hemen sonra elde ettiği toprakları Karia Kraliçesi Ada’ya vermiştir.M.Ö.189’da Suriye Hükümdarı Antiochos,Roma’ya yenildiği zaman Rodoslulara Mylasa dışındaki bir çok Karia kentini bırakmak zorunda kalmıştır.Mylasa M.Ö.143’de bir sınıf anlaşmazlığına hakemlik etmiş ve bu tarihten sonra Roma valileri’nin başkanlık ettiği mahkemelerin merkezi haline gelmiştir.

Son Bergama Kralı III.Attalos ülkeyi M.Ö.129’da Roma’ya vasiyet yoluyla bağışlayınca, Milas da Asya eyaletleri içinde Roma’ya bağlanmıştır.Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan Milas,13.yüzyılda Türklerin eline geçmiş ve 1392 yılında Menteşoğulları’nın yönetim merkezi olmuştur.

LABRANDA : Zeus Labrandos’un kutsal alanı olan Labranda,Muğla ili,Milas ilçesi’nin 14 km. kuzeybatısında yer alır. Antikçağ’da “Kutsal Yol” ile Mylasa’ya bağlantılıydı.En eski buluntular yaklaşık M.Ö.5.yüzyıla ait olup,kutsal alan ,sonradan tapınak terası olarak kullanılan küçük suni bir düzlükten oluşmaktadır.Bölgedeki araştırmalar sırasında bulunan bir yazıtta,M.Ö.497 yılında kutsal alanda bir savaş yapıldığı ve Karia ordusunun müttefikleri Miletlilerle birlikte Pers ordusuna yenildikleri anlatılmaktadır.

Heredot,Labranda’da bir Zeus Stratios Tapınağı’ndan söz etmektedir.M.Ö.4.yüzyıl tapınağın en önemli dönemi olup,Maussolos ve İdrieus zamanlarında yapılmıştır.Hiero’nun yani yani kutsal alanın planlamasını sağlayan Maussolos’tur.Yapıların çoğu onun döneminde inşa edilmiş veya inşasına başlanmıştır.Kuzey ana stoa,ek yapıları ve terası ile birlikte Andron B, tapınağının batısındaki yapı,doğudaki geniş merdiven ile saray olarak tanımlanabilecek büyük yapılar Maussolos döneminde yapılmıştır.İon düzenli tapınak II.Teras evi II.güney yönündeki teraslı Andron A,kuyulu ev stoası,doğu propylaia(kapı),Dor düzenli ev,güney kapısı ve ek yapılar ise İdrieus döneminde yapılmıştır.

Andron A ve B,kral ailesine ayrılmış megaron tipinde saraylardır.Teras evlerin rahiplere ayrılmış olduğu düşünülmektedir.Labranda’daki geri kalan yapılar Roma dönemine aittir.Bu yapılar Andron C,teraslı ve kuyulu ev,doğu hamamları,Dor düzenindeki evin restore edilmiş bölümleri,batı stoası ve buna bitişik terslar ve güney hamamlarıdır.

HERAKLEİA (Kapıkırı): Herakleia antik kenti Muğla ili sınırları içerisinde,bugünkü Kapıkırı köyü içerisinde kalmaktadır.Antikçağ’da kentin kıyısında kurulduğu Ege Denizi’nin bir uzantısı olan Latmos Körfezi,Menderes nehri’nin getirdiği alüvyonlarla dolması sonucu bugünkü Bafa Gölü’ne dönüşmüştür.Adını ünlü mitoloji kahramanı Herakles’ten alan kent,
M.Ö.8.yüzyılda,Persler zamanında,Karia Satrabı Maussolos’un eline geçmiştir.İskender’in Asya seferi sonrası,önce İskender İmparatorluğu’nun,daha sonra Seleukosların egemenliği altına giren kent,M.Ö.1. yüzyılda denizle ilişkisinin kesilmesi üzerine eski önemini kaybetmiş,ulaşımındaki güçlük nedeniyle,Hıristiyan keşişlerin gizlenme yeri olarak kullanılmıştır.

Engebeli ve kayalık bir arazi üzerine kurulu antik kentin etrafı,65 kule ile takviye edilen 6,5 km. uzunluğunda bir sur ile çevrilmiştir.Düzgün dikdörtgen ve kare taş işçiliği gösteren sur duvarları Helenistik dönemde yapılmıştır.Hippodamik kent planına göre iskan edilen Herakleia,birbirini dik kesen ızgara biçimli parsel ve sokak planının iyi uygulandığı örneklerden birisidir.Antik kentten günümüzde Athena Tapınağı,agora,bouleuterion ve tiyatro kalıntıları görülebilmektedir.

Bafa Gölü içerisinde yer alan adacıklarda ve Latmos Dağı kayalıklarında toplam 13 manastır vardır.Yapılan araştırmalara göre,bölgedeki ilk manastır,Sina yarımadası ve Yunanistan’dan gelen rahipler tarafından M.S.7.yüzyılda inşa edilmiştir.Korunmaları için,Bizans döneminde Bafa Gölü kenarına bir kale inşa edilen bu manastırların en ünlüleri,Yediler,Stylos,Soteros,
Menet Adası,İkizce Adalar ve Kahve Aşar Adası manastırlarıdır.Ayrıca manastırlar etrafına yayılmış,keşişlerin tek başına yaşadığı pek çok mağara ve çilehane vardır.Bunlardan manastırlara yakın olanların tavanları ve duvarları zengin freskler ile süslenmiş olup,bu freskler İsa’nın hayatını,Meryem’i ve azizleri tasvir eder.
a
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
antikkentler 5
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
**USTA DEFİNECİLERİN SON BULUŞMA NOKTASI** :: ANTİK ŞEHİRLER-
Buraya geçin: