**USTA DEFİNECİLERİN SON BULUŞMA NOKTASI**
TEBRİKLER!!! SİTEMİZE GELEN 100. KİŞİSİNİZ.ÜYE OLARAK MODERATÖR OLMA ŞANSINI YAKALAYNIZ.
SİTEMİZDEN YARALANMAK İÇİN ÜYE OLUNUZ!!!SİTEMİZE ÜYE OLDUĞUNUZDA EMİNİMKİ HİÇ PİŞMAN OLMAYACAKSINIZ..SİTEMİZİN TAM OLARAK İÇERİĞİNİ GÖREBİLMEK İÇİN ÜYE OLUNUZ.


DEFİNE NEDİR-NEREDE ARANIR-DEFİNE HARİTALAR
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ören yerleri 2

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
hattap
**YÖNETİCİ**
**YÖNETİCİ**
avatar

Mesaj Sayısı : 134
REP GÜCÜ : 371
Kayıt tarihi : 16/05/09
Nerden : anadoludan
İş/Hobiler : jeolok

BAŞARI PUANI
BAŞARI PUANI BAŞARI PUANI:
50/50  (50/50)
SEVİYE SEVİYE:
50/50  (50/50)
GÜÇLÜLÜK GÜÇLÜLÜK:
50/50  (50/50)

MesajKonu: ören yerleri 2   Salı Mayıs 19, 2009 9:06 pm

TYANA ÖREN YERİ : Niğde’ye yaklaşık 20 km. uzaklıkta,Bor ilçesinin Bahçeli ve Kemerhisar kasabalarını içine alan geniş bir bölgede bulunmaktadır.Kent,M.S.2. yüzyılda,
Roma İmparatorları Tajanus ve Hadrianus dönemlerinde görkemli tapınaklarla,saraylar ve yerleşim birimleriyle donatılmıştı.Bugün Kemerhisar kasabası içerisinde bulunan 1,5 km. uzunluğundaki sukemerleri ile Bahçeli kasabası yakınındaki Roma Havuzu görülebilmektedir.

NORA(Viranşehir)ANTİK KENTİ : Aksaray ilinin 30 km. güneyindeki Hasan Dağı’nın eteğinde kurulmuş olan antik Nora kasabası stratejik mevkide önemli bir askeri merkezdir.
Roma ve Bizans dönemlerinde önemini koruyan kasabada bugün birçok kilise bulunmaktadır.
Ayakta kalan yapılar Bizans dönemine aittir.Bu kiliseler kısmen tahrip olmuşsa da çeşitli freskler halen göze çarpmaktadır.

AŞIKLI HÖYÜK : Aksaray ilinin 25 km. güneydoğusunda yer alır.1989 yılından beri arkeolojik kazılar yapılmaktadır.Höyük Anadolu’da Akeramik Neolitik Dönem’e (günümüzden 10 bin yıl önceye) ait olan “ilk köy yerleşimlerini” sergileyen önemli ören yerlerinden biridir.

ACEM HÖYÜK : Aksaray ilinin 18 km. kuzeybatısında,Yeşilova’dadır.M.Ö.3000 yılında iskân görmüş,en parlak devrini M.Ö.2000-1750 yıllarında yaşamıştır.Şehrin o zamanki adı kesin olarak bilinmemekle birlikte,yerli ve yabancı bilim adamlarınca,Puruşhanda oladuğu sanılmaktadır.1948 yılından itibaren sistemli bir şekilde devam eden kazılar neticesinde,
Höyükte Assur Ticaret Kolonileri dönemine ait büyük bir saray ve deposu ortaya çıkarılmıştır.
Üçüncü katta açığa çıkarılmış olan iki saray yapısı yalnız Acemhöyük için değil,Anadolu mimarlık tarihi açısından da önemlidir.

IHLARA VADİSİ : Eski adı “ Peristremma “ olan Ihlara Vadisi Aksaray ili sınırları içerisinde,14 km .boyunca Ihlara Kasabası’ndan Selimiye’ye kadar yer,yer 80 metreye kadar genişleyerek uzanır.Vadi içerisinde 5000 yerleşim yeri ve 105 kilise bulunmaktadır.Bugün görülebilir durumda 14 kilise mevcuttur.Bunlardan 10 kadarı canlılığını ve renk uyumunu korumakta ve halen gezilebilmektedir.

KÜLTEPE ÖREN YERİ : Kayseri-Sivas karayolunun 20.km.’sinde ,yolun 2 km. kuzeyindedir.Yüksekliği 22 metre,çapı 500 metreyi bulan bir höyük ve onun etrafını çeviren Karum adı verilen aşağı kentten oluşur.1948 yılından beri arkeolojik kazıların yapıldığı höyükteki en eski yerleşimin Geç Kalkolitik Çağda(M.Ö.4. bin sonları) olduğu,onu Eski Tunç,Hitit,Frig,Helenistik,Roma dönemlerinin izlediği saptanmıştır.

Karum alanı höyüğün doğu ve güneydoğu eteklerini çevirmektedir.M.Ö.1950-1850 yılları arasında Anadolu’ya ticaret amacıyla gelen Assurlu tüccarlar tarafından iskân edilmiştir.Çivi yazılı tabletler Karum’da birinci ve ikinci katlarda keşfedilmiştir.Anadolu ile Assur arasında sürdürülen ticaret hakkında ayrıntılı bilgilerin yanı sıra borç alıp verme,faiz,evlenme-boşanma veraset,esir ticareti,mahkeme kararları ve yerli beylerle yapılan yazışmalar hakkında bilgi veren bu tabletler,Assur dilinde yazılmışlardır.
Pişmiş topraktan yapılmış mühür baskılı zarflar içine konan ve bu şekilde alıcısına gönderilen tabletler,Anadolu’nun en eski yazılı belgeleridir.Çıkarılan eserlerin çoğu Kayseri Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.Höyük ve Karum alanında ortaya çıkartılan büyük dinsel ve resmi yapılar,evler, dükkânlar ve atölyelere ait mimari kalıntılar ise Açıkhava Müzesi olarak sergilenmektedir.

SOĞANLI ÖREN YERİ: Yeşilhisar ilçesine bağlı Soğanlı köyü, Kayseri’ye 80 km. uzaklıktadır.Aşağı ve Yukarı Soğanlı olarak ikiye ayrılan yöre, kaya kilise ve mağaraların günümüz konutlarıyla iç içe olduğu, yeşillikler arasında bir açıkhava müzesidir.M.S.4. yüzyıldan itibaren Hıristiyanlığın Kappodokia’daki merkezlerinden biri olan Soğanlı’ da
50’ye yakın kaya kilisesi ve mağara vardır.Soğanlı kiliselerinin en önemlileri Yılanlı Kilisesi, Gök Kilise, Balıklı Kilisesi, Tokalı Kilise, Geyikli Kilise, Meryem Ana Kilisesi, Kubbeli Kilise ve Aziz Barbara Kilisesidir.Fresklerde İncil’den alınmış konular resmedilmiştir.

DARA ÖREN YERİ: Mardin’in 30 km. güneydoğusunda bulunan Oğuz köyünde yer almaktadır.Eski Mezopotamya’nın en önemli kentlerinden biri olan Dara, bugün küçük bir köy yerleşmesi haline gelmiştir.Büyük İskender’le Pers İmparatoru Darius’un savaşına sahne olmuş bu atik yerleşim İran Hükümdarı ünlü “Darayuvaşi” tarafından kurulmuş ve çeşitli dönemlerde İranlılarla Romalılar arasında el değiştirmiştir.Kent, 7.yy sonlarına doğru Emevilerin, daha sonra Abbasilerin, 15. yüzyılda da Türklerin egemenliğine girmiştir. Kalıntılar arasındaki büyük kesme taşlar ve görkemli yapılara, zengin hazinelere sahip olduğu anlaşılmaktadır.

Kaya içine oyulan yapılardan oluşan Dara kenti, çevresi ile birlikte geniş bir alanda yayılmakta olup, kentin doğusunda yer alan kaya mezarları Kuruçay’a kadar uzanmaktadır. Çevresi 4 km’lik bir surla korunan kentin güney ve kuzeye açılan iki kapısı bulunmaktadır. İç kale, kentin kuzeyinde ve 50 m. yüksekliğindeki tepenin üst düzlüğüne kurulmuştur.Kent içinde kilise, saray, çarşı, zindan, tophane ve su bendi kalıntıları halen görülebilmektedir. Köyün kuzeyinde, güneye doğru inen kayalar oyularak görkemli bir su bendi inşa edilmiş olup,bentte bugün bile su bulunmaktadır.Ayrıca köyün etrafında tarihleri Geç Roma dönemine kadar giden mağara evlere rastlanmaktadır.

GIRNAVAZ HÖYÜĞÜ: Nusaybin’in 4 km. kuzeyinde, Habur Nehri kollarından biri olan Çağ Deresi’nin doğusunda, ortalama 300 m. çapında ve 24 m. yüksekliğinde, höyük karakterinde bir yerleşim yeridir.Arkeolojik bir merkez olarak ilk kez 1918 yılında bilim dünyasında tanıtılan Gırnavaz, daha sonraki yıllarda çeşitli araştırmalara konu olmuştur.1991 yılına kadar yürütülen çalışmaklarda Gırnavaz’ın M.Ö.7.yüzyıla kadar sürekli yerleşim yeri olarak kullanıldığı ortaya çıkarılmıştır.Kazılar sonucu ortaya çıkarılan mezarlarda paha biçilmez metal silahlar, süs eşyaları, vazolar, kandiller, mühürler ve tabletlere rastlanılmıştır.



AYDINTEPE YER ALTI KENTİ: Bayburt’un kuzeybatısında dağlık yöredeki bucak merkezi Aydıntepe’de yer alan kent,tüf içerisinde,yüzeyden 2-2,5 m. derinde başka yapı malzemesi kullanmadan ana kayaya oyulmuş galeriler,geniş tonozlu odalar ve bu odaların açıldığı daha geniş mekanlardan oluşmaktadır.Yaklaşık 2 ile 2,5 metre yüksekliğinde tonoz örtülü galeriler yer yer her iki yana genişlemektedir.Kareye yakın planlı odalar bu mekana açılmaktadır.Ayrıca gözetleme yerlerinin oluşturduğu havalandırma amaçlı konik biçimdeki deliklerin,galeri odalarını aydınlatmak içinde kullanıldığı gözlenmektedir.Günümüzde kazı çalışmaları sürdürülen kent hakkında şu an ileri sürülen iki görüş vardır.Biricisi:Kentin bölgede daha önce sözü- edilen Halde kentine ait olduğu ve eski adı Hart(Aydıntepe)olan ilçenin isminin de Halt’tan geldiği görüşüdür.Diğer görüş ise,Hart’ ta bu yer altı kentinden başka Geç Roma-Erken Bizans dönemleri arasında yer alan bir mezarın ortaya çıkarılması dolayısıyla,Hıristiyanlığın henüz yerleşmediği yıllarda bu bölgenin bir sığınak teşkil ettiği,Romalılar tarafından kovulan ilk Hıristiyanların bu bölgeye geldikleri ve sığındıkları,yer altı kentinin de bu Erken Hıristiyanlık dönemine ait olabileceği iddiasıdır.



SANTA HARABELERİ: Yağmurdere bucağı sınırları içerisinde olup, merkez ilçeye 90 km. uzaklıkta bulunmaktadır.Yerleşimin 17. yüzyılda kurulduğu sanılmaktadır.Santa yerleşimi 9 mahalleden ve 300’ü aşkın yapıdan oluşmaktadır.



SALATA ANTİK KENTİ (SADAK KÖYÜ): Kelkit ilçesinin 17 km. güneydoğusunda Sadak köyündedir.Yörede XV.Legioapollinaris armalı tuğla parçalarının bulunmasıyla, buranın antik Salata kenti olduğu kesinleşmiştir.Bizans tarihçisi Purokopius, kentin tepelerle çevrili bir ovada kurulduğunu, İmparator Justinianus’un surları onarttığını bildirmektedir. Salata kenti Roma Lejyon Kampı çevresinde kurulup, gelişmiş ve imparatorluk döneminde Latin kültür merkezi olmuştur.Salata kalesi, su kemerleri, tiyatro, agora ve diğer yapı kalıntıları kent ve çevresinde görülebilir durumdadır.Salata Kalesi’nin Bizans İmparatoru Justinianus tarafından onarttırıldığı bilinmektedir.



DÜNDARTEPE(ÖSKÜRÜKTEPE)ÖREN YERİ : Samsun Merkez ilçenin 3 km. güneydoğusunda bulunan 15 metre yüksekliğindeki Höyükte,Kalkolitik,Eski Tunç ve Hitit çağlarına ilişkin kültür katı vardır.Höyüğün tepesindeki en son yerleşme Eski Tunç çağına aittir.Höyüğün eteklerinde Hitit yerleşmesine rastlanmamıştır.1. kültür katında Kalkolitik döneme tarihlenen yapı kalıntıları,el yapımı seramik parçaları,pişmiş toprak ağırlıklar,çakmaktaşı bıçak vb.’dir.Höyüğün tepesinde ve eteklerindeki 2. kültür katı Eski Tunç Çağı’na tarihlenmektedir.Yangınla sona eren bu katta dörtgen planlı ev ve ocak,koyu gri renkli,içi kırmızı yada kahverengi kaplar,kemik eşyalar,pişmiş toprak ağırşaklar bulunmuştur.Höyüğün tepesi dışında eteklerinde Hitit dönemine tarihlenen 3. kültür katında üç yapı katı saptanmıştır.Birinci yapı katında taş temelli kerpiçten evler(M.Ö.1500-1200),ikinci yapı katında taş temel kalıntıları(M.Ö.1500),üçüncü yapı katında çoğu boya astarlı,çarkta yapılmış ve iyi fırınlanmış seramikler,pişmiş toprak mühürler,hayvan heykelcikleri,kemik iğneler(M.Ö.1500’den önce ) ele geçirilmiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
ören yerleri 2
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
**USTA DEFİNECİLERİN SON BULUŞMA NOKTASI** :: ANTİK ŞEHİRLER-
Buraya geçin: